Kardiyopulmoner Bypass’ın Gelişimi
 

1940 ve 1950 yıllarında konjenital kalp hastalıklarının tedavisinde cerrahi dışındaki tedavilerin yetersiz kalması kalp cerrahisinin öncülerini konjenital kalp hastalıklarının intrakardiak tamirini mümkün kılan teknikler geliştirmeye yöneltti. Minnesota Üniversitesinden Dr F.John.Lewis 1952 yılında direk-görüş altında ilk insan açık kalp ameliyatını 5 yaşında bir kızda ASD onarımı ile gerçekleştirmiştir.Bunu orta siddette bir total vücut hipotermisi ve inflow stazı uygulayarak yapmıştır.

Devam eden bir yıl içinde Dr Lewis 11 ASD vakasını %18 mortalite ile gerçekleştirmiştir. Fakat bu başarı ekstrakorporeal oksijenasyon ve perfüzyon olmaksızın daha kompleks defektlerde devam ettirilemedi.1953 yılının mayıs ayında Dr John Gibbon ekstrakorporeal sistemini başarı ile kullanarak genç bir hastasında ASD onarımını başarı ile gerçekleştirmiştir.Bu başarıya rağmen başlangıç mekanik kardiopulmoner bypass denemeleri başarısız olmuş; 1951-1954 yılları arasındaki daha sonraki 18 vaka’dan sadece ilk ASD vakası yaşamıştır.Bu dönemde total kardiopulmoner bypass için film ve bubbble oksijenatörler kullanılmıştır.Bu olumsuz sonuçlar üzerine farklı metodlar üzerine araştırmalar sonucu 1954 yılında Dr.C.Walton Lillehei ve arkadaşları ekstrakorporeal oksijenatör olarak hastanın babasınının fonksiyonlarını kontrollü cross sirkülasyon(annenin yada babanın ve çocuğun arterial ve venöz dolaşımının seri halinde tubinglerle birleştirilmesi) uygulayarak 1 yaşındaki bir çocukda VSD kapatılmasını başarıyla gerçekleştirmişlerdir.Kardiyopulmoner bypass makinalarının konsepti cross-sirkülasyon tekniğinden doğmuştur.1950 lerden 1980’lere kadar ekstrakorporeal oksijenasyon sistemlerinde buble oksijenatörler kullanılmış fakat yüksek miktarda embolik materyal oluşturmaları sonucu yerlerini membran oksijenatörlerine terk etmişlerdir.Bugün membran oksijenatörler ekstrakorporeal oksijenasyonun altın standartlarını oluşturmaktadırlar.

Temel olarak CPB( Cardiopulmonary bypass ) makinası ve dolaşımı plastik tubing, reservuar,oksijenatör ve bir pompadan oluşur. sağ atriuma veya geniş bir ven’e yerleştirilen bir kanül yardımıyla yerçekimine bağlı olarak reservuara drene olan venöz kan oksijenatöre pompalanır ve aorta yada diğer geniş arter’lere yerleştirilen kanüller aracılığı ile hastanın arteriyal sistemine döner.Oksijenatörden geçiş kanın C02 kısmi basıncını azaltır ve oksijen içeriğini arttırır.


 
 
İletişim

Merkez: Korkut Reis Mah. İlkiz Sk. No: 18/9 Sıhhıye / ANKARA

Yönetim Kurulu Başkanı
Ahmet Ali ÇOBAN
Telefon: 0 532 219 75 88

 

tümü için »

The European Board of Cardiovascular Perfusion
American Board of Cardivascular Perfusion
The American Academy of Cardiovascular Perfusion